
Merhaba Elifnaz'ım,
uğrayamadım sana..Ama biliyorum, benim uslu bebeğim..Oynamıştır kendi kendine..Üzmemiştir annesini..Hatta annen zorlamıştır seni zaman zaman,"çık biraz oyna diye"..
Ama senin kendine göre vardı oyuncakların değil mi Elifnaz..
Kurbağaları bile sever, onları çok da sevimli bulurdun..Hatta yakalamıştın birini birgün..Annen dehşete kapılmıştı..Elinde siğil olacak diye korkmuş, sonraki günlerde sık sık bakmıştı..
Halbuki "zavallı küçüçük kurbağa bana ne yapacak" diye düşünüyordun o sırada değil mi?..
Bir de şey düşünüyordun yanılmıyorsam, "bu kurbağalar ne yer acaba"?..
Annem kesin biliyordur diyordun içinden ama, o sinirle söylemeyeceği kesindi..Mümkün olsa elinden alıp atacak ama, kurbağaya dokunamazdı biliyordun..Kurbağayı bulduğun yere o kadar oyalanarak bıraktın ki..Annen küçük bir baygınlık bile geçirdi..Yine anlamıyordun..
Bunda ne vardı? Hala anlamıyorsun değil mi Elifnaz..Ve hala kurbağaları çok sevimli buluyorsun....
.............................
BENDE ÖYLE....
........................